7 Ağustos 2013 Çarşamba

Suyun Hafızası Var!


Su, sakin, durgun haliyle huzur veren, insanı enerjisiyle kendine çeken bir doğa zenginliği. Şiddetiyle dağları aşıp, kayaları sürükleyecak kadar güçlü. Buharlaşarak göğe çıkıp, üstümüze yağmur olarak dökülen su, taşı toprağı yıkayıp hayat veriyor.

Eski efsanelerde yaraları iyileştiren, insanı ayağa kaldıran sulardan söz edilir. Ona böyle büyülü özellikler yakıştırılması tesadüf mü?  “Sudaki enerji,  eksik olanı tekrar yerine getirilebiliyor” inancı, alternatif  tıpçılara göre etkili bir  tedavi yöntemi..  Bu yazıyla size su hakkında yeniden düşünmeyi öneriyorum…

Hıdırellez'de suya atılan dilek notları  

Çağlardan bu yana, insan topluluklarının bıraktığı bütün kalıntılarda suyun gizemine dair izler  var. Suyun belleği olduğuna inanıldığından mı bilinmez, enteresan bir şekilde her çağda insanlar bu "sihirli" maddeye bir anlam yüklemiş. Dünyanın bir çok yerinde, bazı akarsulara, göllere ya da bir kutsal mekanların bahçesinde bulunan minik havuzlara bozuk para vs. atılıp, suya dilek fısıldandığı bir gerçek... Hıdırellez’de sanırım hepinizin  dikkatini çekti. İnsanlar sahillere akın akın gidip,  dileklerinin yazılı olduğu kağıtları kıyılardaki sulara bırakıp, Tanrı'ya mektup yolladılar!  Bu tarzdaki folklorik ritüellere baktığımızda suyun hayli “sır” sakladığı ortada!

“Su gibi ezberlemek!”

Sevilen bir kişi uzak bir yolculuğa giderken çabuk ve kazasız belasız dönsün  diye arkasından su dökülür. Suyun kutsallığına hürmeten ayakta su içilmez. Korkan kişiye su içirilir. "Su iç de kendine gel" diyerek çok kez bir bardak su ikramı almışızdır. Aslında günlük konuşma içine yerleşmiş deyimlere kulak verildiğinde, sudaki mucizenin dili de etkilediği görülüyor.  Bu çerçeveden bakınca, akla bir sürü soru hücum ediyor: “Su gibi ezberlemek” deyimini hiç bu yönden düşündünüz mü? Ondaki  “kayıt etme” özelliğini akla getirmiyor mu bu deyim?  “Suyun gizemi” onun kristalize haldeki resimlerine bakıldığında da  fark ediliyor.  Büyüleyici güzellikteki su kristallerinin (mikroskopla bakılmış halleri)  görüntüleri  şaşırtıcı..  Akarsulardan ve kaynaklardan alınan örneklerin meloküllerini yayınlamışlar bilimsel dergilerde. Doğanın bağrından çıkan, hiç işlenmemiş kaynak sularına mikroskopla bakıldığında, sanatsal ve düzgün geometrik şekiller ortaya çıkmış. Su borularından evlerimize akan ve depolarda bekletilen suların görüntülerinde ise bir bozukluk göze çarpmış. 

İyileştirici doğal doktor 

Ab-ı Hayat'a yüklenen  “bilge” anlam, insanlığın doğuşundan bu yana var.. Tüm insan kültürleri ona hak ettiği değeri vermişler. Ayetler,  destanlar,  türküler ve  şiirler bunu kanıtlıyor… Hemen her çağın insanı onun kutsallığına inanmış. İbadet mekanlarında bulunan sular örneğin: Kabe’deki zemzem suyu... Efes’te, Meryem Ana’nın evinin bulunduğu yerdeki su.. Tarsus’taki Aziz Pavlos’un doğduğu evdeki kuyu suyu.. Antakya’daki Aziz Petrus Kilisesi’ndeki  kaynak suları. Hepsi her yaz tatile çıkan insanların akınına uğruyor.

Tabii, topraktan gelen şifalı sıcak su, bedene etkisi ile adeta bir doğal doktor.  Eski Yunanlılar ve Romalılar'da suyun iyileştirici özelliği günlük hayata yansıyor. Çeşitli sağlık kürlerinde, bir çok hastalığa çare amacıyla tedavilerde sudan yararlandılar. O dönemde, güç ve sağlık kazanmak  amacıyla şifalı sularla alınan banyoların çok sık yer aldığını görüyoruz..Bu çok eski geleneğe günümüzde ilgi daha büyük.  Bunun bilincinde olan binlerce insan kaplıcalarda tedavi görüyor.

Japon Bilgin Emeto, 'suyun gizli mesajı'nı yazdı
  
http://www.youtube.com/watch?v=1H2Zi6WvrWQ
Japon bilim adamı Masaru Emoto da, su hakkında çok ses getiren bir kitap yazdı. Bilgin Emoto, “Suyun Gizli Mesajı” adlı araştırma kitabını, "Su canlıdır ve duyguları algılayan kristallerden oluşuyor” fikri etrafında meydana getirdi. “Su çevresindeki pozitif ve negatif bilgileri kaydeder ve tepki verir" diyen Dr. Emoto, suya farklı müzikler dinleterek aynı  melokülleri tekrar tekrar resimliyor.  Su tarafından her müziğe farklı bir tepki verildiğini görüyor! Örneğin, klasik müzik dinlettiği suyun melokül görüntüsünü resimlediğinde,  olağanüstü bir güzellik görüyor. Olumsuz bir  kelime ve  fikrin  suyun moleküler yapısını etkilediğini, kristallerini bozduğunu resimlerle kanıtlıyor.  Eğer hala okumadıysanız bu kitabı okuma listeniz için öneririm..

İçsel sıkıntılardan arınma

Alternatif Tıp Uzmanları “Su canlı ve her duygu ve düşüncemize tepki veren bir madde” tezini  savunuyor. Evet bu doğru bana göre. "Çünkü ona hangi dalga boyunu yüklersen, o frekansa bürünüyor!" diyor Uzman ışık Kırgız. Ve moleküler yapısı ona dönüşüyor. Mevlana'nın şu sözü çok anlamlı: " Haydi… Sen simdi 'su olduğunu' düşün ve kendini 'su gibi'  hisset… Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı… Su gibi yaşam kaynağı ve su gibi bitmez tükenmez olduğunu anımsa…"    Hayatın sizi kilitlediği anlarda, bu Mevlana'nın sözü düşünün....
Su, sadece bedende sağlık anlamında olumlu etkisi olduğu gerçeği ile sınırlı değil..  Çook uzak bir "pınar"dan çıkıp, size ulaşan o yaşam kaynağı, içsel sıkıntılara çare olabilir mi? Bu sorunun çağımızın keşmekeş ve depresyon ilaçlarıyla  geçen yaşantısı içinde  bence bir değeri var.  Örneğin zihninizden, "Bütün kuşkularım, korkularım arınsın, bütün bedenim bunlardan temizlensin" diyerek geçirip içtiğiniz bir bardak su, bir arınma terapisi aracı haline dönüşebiliyor.. (Alternatif Terapi Uzmanı Işık Kırgız'ın önerisi) Kafanız binlerce soruyla yorgun ve sıkıntılıyken bunu deneyin, ne kaybedersiniz? Olumlu düşünce gücünün yüklendiği her alternatif tedavi girişimine bedenin yanıtı "evet "olacaktır.

Suyun hafızası var!

http://www.youtube.com/watch?v=awQ45YSkOno
Suyun gücünü modern çağda kimse görmezden gelemiyor artık. Toplumların hafızasını yokladığımızda, suya dair  deneyimlerle, yaşanmışlıklarla  karşılaşıyoruz.   Kendisine söylenenleri bir “hard disk” gibi kayda alan su, alternatif şifacılar için farklı bir anlam ifade ediyor..

Dikkat edin, "adını suya yazdım" gibi anlamsız laflar etmeyin:) Su herşeyi kaydediyor! Hafta sonları sizi kaynak sularının bol olduğu mesire yerlerine davet ediyorum. Evlerinize de bu sulardan bidonlarla getirin. Hergün mutlaka bu doğal suyu için. Tatil için gittiğiniz yerlerdeki akarsulara da bir dileğinizi fısıldamayı ihmal etmeyin:) Bilinenin aksine "söz uçmuyor", doğa onu ezberine alıyor. Unutmayan suyun hafızası var!

Kimileri için anlamlı bulunmayabilir. Ancak modern  hayatın sıkıcı, ilişkilerde olumsuzluğu tetikleyen mekanik gidişatından bir an için sıyrılıp, suya dair  sürüp giden gelenekleri, ritüelleri es geçmemekte, hayata bir de "Üçüncü Göz"le bakmaya çabalamakta  fayda var.  Binlerce yıldan bu yana dilimize yerleşen bazı deyimleri sizlerle paylaşmak istiyorum:  "Acı acıyı keser, su sancıyı", "Akan su yosun tutmaz", "Su bulanmayınca durulmaz",  "Su gibi aziz ol", "Su gibi devlet bul", "Akan sular durur", "Bir içim su", "Köprülerin altından çok su geçti", "Su gibi akmak", "Sular seller gibi ezberlemek", "Su gibi gitmek", "Su götürmez", "Suyu bulandırmak", "Su yüzü görmemiş".

Bütün bunlardan sonra, bu doğal kaynağı korumayı,  onu kirletmemeyi,  gereksiz yere harcamamayı da akldan hiç çıkarmamak hayati önem taşıyor.. Çürkü 50 yıl sonra bu dünyada su kalmayacak maalesef!

Maillerinizi alıyorum. Yanıtları geç de olsa yazıyorum. Her ne size rahatsızlık veriyor ve  modern hayatın getirdiği sıkıştırılmışlık haliyle, çözüm arıyorsanız altta yer alan mailime yazabilirsiniz. Sıkıntıyı yazıp, paylaşınca yarısının hafifleyip gittiğini göreceksiniz.. 

Su gibi duru olsun hayatınız.

Ayla Önder
ayla.onder2009@mynet.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder