Translate

17 Haziran 2023 Cumartesi

İLAHİYATÇI PROF. DR. GÜNER AKÇA, ACABA KUR'AN'DA NELER YOK DEYİP ARAŞTIRMIŞ, BİLELİM İSTEMIŞ VE YAYINLAMIŞ.

 

ÇOK ENTERESAN ve ÇOK EZBER BOZAN DURUMLAR VAR. 


1 - Tüm Şefaat sadece Allah'a aittir. Şefaat ya Resullulah,  ya Ali,  ya Geylani, ya Gavs vs. yok.

2 - Mehdinin geleceği yok...

3 - Kabir hayatı, kabir azabı yok...

4 - Miraç yok.

5 - Kadercilik yok...

6 - Recm cezası yok.

7 - Hac ayları 4 aydır, dileyen 2 günde dileyen daha fazla günde işini bitirir ve döner. 10 günlük hac süresi yok.

8 - Hac’da şeytan taşlama, hacer-ül esved taşına el yüz sürme yok.

9 - Mezhepler yok.

10 - Altın/İpek erkeğe haramdır, yok.

11 - Bir şeyhe veya tarikata bağlanma yok.

12 - Kıyamet alametleri yok.

13 - Erkek/Kadın sünnet olmak yok.

14 - Hayızlı/lohusa kadınlara ibadet yasağı yok.

15 - Kuran’ı anlamadan sevap için okumak yok.

16 - Ölüye Kuran okumak, sevap transferi yapmak yok.

17 - Bir insandan Tevbe almak vermek, rabıta yapmak, dönmek, kafa sallamak yok.

18 - İnfakta/zekatta kırkta bir yok. Malın biriktikçe ihtiyacından fazlasını imanın/samimiyetin/takvan oranında verirsin.

19 - Erkeğin kişisel üstünlüğü, kadının erkeğe itaati yok. Sorgusuz itaat Allahadır.

20 - Evliya (Allah dostu), keramet sahibi yok.

21 - Mevlid yok.

22 - Salavat yok.

23 - Sünnet namaz zorunluluğu yok.

24 - Arapça dua etmek ve Arapça namaz kılma zorunluluğu yok.

25 - Muska/Büyü/Nazar yok.

26 - Cuma namazı sadece erkeklere farzdır diye birşey yok. İman eden her erkek ve kadına farzdır.

27 - Kölelik/Cariyeliği teşvik yok.

28 - Kadının uğursuzluğu, cenazeden uzak tutulması, sadece erkeğin cenaze namazı (duası) kılması yok. Cenaze namazı cenaze duasıdır.

29 - Kaza namazı yok.

30 - Haremlik/Selamlık şartı yok.

31 - Kadının sesi haramdır yok.

32 - Kutsal günler/Kandiller yok. Sadece Kadir gecesi özeldir.

33 - Bazı ayetleri veya duaları belli sayıda okuyup üflemek ve bundan murad beklemek yok.

34 - Sırat Köprüsü yok.

35 - Kuranın saydığı haram yiyecekler. dışında kalan yiyecekler kültürel, tercihler ve alışkanlıklar ile ilgili meselelerdir. Kafaya göre haram koymak yok.

36 - Erkeğin kadını dövme yetkisi yok.

37 - Dua ederken el açmak, âmin demek zorunluluğu yok.

38 - Teravih namazı yok

49 - Sağ el / Sağ ayak saçmalığı yok.

40 - Hem askerde veya savaşta ölenin şehit olması gibi birşey yok.

41 - Boşanma yetkisinin yalnızca erkeğe ait olması yok.

42 - Ölüye telkin ve ıskat yok.

43 - Takva kıyafeti (sakal, cübbe, sarık vs.) yok.

44 - Sorgulamadan bir fikre, bir şahsa tabii olmak yok.

45 - Kuranın tüm emir ve yasakları farzdır. Sadece 32 veya 52 farz yok.

46 - Kuranda 6236 ayet var, 6666 ayet yok.

47 - Çocuk yaşta evlilik yok.

48 - Namus/zinada kadın erkek farkı yok.

49 - 61 gün oruç tutma cezası yok.

50 - Türbede dilek dilemek yok.

51 - Tasavvuf, gavs, kutup, şeyh, seyyidlik İslamda yeri yok.

52 - Kuran anlaşılması zor bir kitaptır, yok.

53 - Deve idrarı içen ve iç diyen bir resul yok.

54 - Resul ve Nebi var, Peygamber kelimesi ise kuranda yok.

55 - Kuran okumak için abdest şartı yok.

56 - Sakala jilet vurmak haramdır diye bişey yok.

57 - Cehennemde yanıp çıkma yok.

58 - Din değiştirenin (Mürtedin), namaz kılmayanın, içki içenin, zina yapanın öldürülmesi diye bişey yok.

59 - Sakalı şerif, nalı şerif, hırkayı şerif, Kabak, hurma, zemzem, tesbih, seccade vs. kutsaldır diye bişey yok.

60 - Sevap kazanmak için kertenkele, kara köpek vs hayvanları öldürmek yok. Uğursuz hayvan yok.

61 - İslami bir isim koymadan ve sünnet olmadan müslüman olamazsın diye bişey yok.

62 - Hadisler kesin peygamber sözüdür diye bişey yok.

63 - Hadis, Fıkıh kitaplarında kuran dışında hükümler vardır diye bişey yok...

- İlahiyatcı- Prof. Dr. GÜNER AKÇA.

3 Aralık 2022 Cumartesi

RENKLERİN USTASI



 Hindistan’da ‘’ Renklerin ustası’’ olarak bilinen Ranga Guru adında bir ressam ve  ünlü ressamın yetiştirdiği  Raciçi adında da bir öğrencisi varmış. Raciçi son eğitimini tamamlayıp yılların birikimiyle büyük bir heyecanla hazırladığı resmi , ustası Ranga Guru’ya sunmuş. Ranga Guru’nun ağzından çıkacak ilk yorum öğrencisi için çok kıymetliymiş.  Ancak Ranga Guru öğrencisinin resmi hakkında yorum yapmamış ve ona : ‘’ Sen artık iyi bir ressam sayılırsın Raciçi, senin resmini ben değil halk değerlendirecek’’ diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına asıp  halktan ‘’ resmin beğenmedikleri yerlerine kırmızı kalemle çarpı koymalarını’’ rica eden bir yazı asmasını talep etmiş.  Öğrencisi büyük bir şaşkınlıkla hocasının dediklerini yapmış. 

Raciçi birkaç gün sonra meydana astığı resmin yanına gelmiş ve gördüklerine inanamamış. Binbir emek ve ustalıkla yaptığını düşündüğü resmin her bir köşesinde kırmız kalemle çarpı işareti konulmuş, adeta resim görülmez hale gelmiş.  Karşılaştığı bu durum Raciçi’yi derinden üzmüş. Resmi alıp hocasının yolunu tutmuş. Hocasına resmin son halini gösterip üzüntüsünü dile getirmiş. Hocası Raciçi’ye yeniden bir resim yapmasını talep etmiş.  Raciçi  günler sonra tekrar yeni bir resim yapıp hocasına götürmüş.  Bu defa neyle karşılaşacağını kendisi de merak ediyormuş.

Ranga Guru öğrencisine resmi yine meydanda görünen bir yere asmasını talep etmiş ama bu kez bir palet  dolusu rengarenk yağlı boya ve fırçalar bırakmasını ve ‘’ resimde beğenmedikleri yerleri insanların düzeltmesini ‘’ talep eden bir not yazmasını istemiş. Raciçi hocasının dediğini yapıp evine geri dönmüş. Ancak günlerce Raciçi’yi uyku tutmamış ve hep aklı meydanda astığı resimde kalmış. Birkaç gün sonra Raciçi resminin son halini görmeye gitmiş. Bu kez resmine hiçkimse tek bir fırça bile sürmemiş , resmi astığı gibi bulmuş. Büyük bir sevinçle hocasının yanına gidip durumu anlatmış.

Ünlü resim ustası Ranga Guru öğrencisine şöyle demiş : ‘’ Sevgili Raciçi, sen ilk seferde insanlara fırsat verdiğinde seni acımasızca eleştirdiler. Hayatı boyunca eline bir fırça dahi almamış kişiler resmine çok kolay çarpı işareti koyup resmini karaladı. Oysaki ikinci seferde astığın resimde insanlara onlardan hatalarını düzeltmelerini , yapıcı olmalarını istedin. Ancak sen de gördün ki hiçkimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı. Ellerine rengarenk boyalar , fırçalar versen de resmine hiçbiri bir fırça dahi dokundurmadı. Yapıcı olmak, bilmediğin alanda birşeyleri düzeltmeye kalkmak ciddi bir eğitim ister. 

Sevgili Raciçi, mesleğinde usta olmak tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda bilge olmanda gerekir. Emeğinin karşılığını hiçbir zaman senin ne yaptığını bilmeyen kişilerden almaya kalkışma. Onlara göre senin emeğinin hiçbir değeri yoktur. Ve asla emeğini, kıymetini bilmeyenlere sunma, sonrasında üzülür ve kırılırsın. Emeğini , emeğine saygı duyan, bilgiye değer veren kişilere sun. İşte o zaman hem mutlu olur hem de her daim kendini yenilersin. ‘’

Ranga Guru ve öğrencisi Raciçi arasında yaşanan bu hikayenin bir başka benzerlerini yaşamınızda sizlerde mutlaka yaşamışsınızdır.  Emeğinizin ve varlığınızın değer görmediği yerlerde, kişilerle zaman kaybetmeyin.  Böyle insanlar sizi yıldırmasın, hayallerinizden vazgeçmenize sebep olmasın ve özgüveninizi zedelemesin. Çünkü emeğe verilen değeri bilmek; bilgi, eğitim, kültür, çok iyi insan ilişkileri ve incelik gerektirir. Neticede hepimiz birer insanız, sadece fiziksel bir varlık değil aynı zamanda ruhsal ve duygusal varlıklarız. İnsanların gelişigüzel sizlerin ruh ve duygu dünyanızı yaralamasına fırsat sunmayın. Yaşam içindeki kırmızı çizgilerinizi benliğinizi korumak için  çizin ve kendi varlık alanınızı her daim koruyun. Çünkü her biriniz çok değerlisiniz ve sizin değerinizi bir başkası değil yine siz belirlersiniz. Ne zaman kendinizi Raciçi gibi hissederseniz sizi haksız yere eleştirenlerin eline verin boya ve fırçalarını ve  ‘’ haydi sen yap bakalım benim yapamadıklarımı ‘’ deyiverin bakalım kim neyi ne kadar yapabilecek? Boş ve gereksiz eleştiri hiç kimseye değer katmaz önemli olan yıkıcı, kırıcı olmadan hataları düzeltebilmektir. İşte o da bilgelik  ve eğitim ister. İnsan yaşamın içinde kendini ne kadar çok besleyip rengini çoğaltabiliyorsa o denli ince ruhlu oluyor. Bu da sözüne, davranışına, üslubuna,  iletişimine kadar çok yönlü yansıyor.

Velhasılı kelam herkese kulak asmayın ve herkese sizi eleştirebilme fırsatı da sunmayın. Sizi veya yaptığınız işi eleştirecek olanlar en az sizin kadar bilgili, deneyimli olmalıdır. Zaten bilge kişinin eleştirisi de yıkıcı değil her daim yapıcıdır. Ve son söz olarak belirtmek istiyorum ki ; ‘’ bir söz ile yıktığınız dünyayı bazen bir ömür boyu yeniden kuramazsınız. ‘’

Dilek ALTUN