Translate

27 Ağustos 2020 Perşembe

Recep Yazıcıoğlu'nu rahmetle anıyoruz

 


Tokat valisi iken adından çok söz ettiren ve tebdili kıyafetle köylülerin traktörlerine binip Niksar dört yol mevkiinde köylü traktörcülerden haraç isteyen polisleri görevden alan ve içki satan yol kenerındaki büfelerde içki satımını ve kahvelerde kumardan sayılan oyunları yasaklayan bir vali iken; Aydın Valiliği'ne atanan ve henüz üç dört günlük vali iken Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikayet kulağına çalınır... Hiç vakit kaybetmeden hastaneye gider. Tebdil-i kıyafet gelir. Acil bölümünden girer. Oradaki görevli bir hemşireye der ki "Başhekimin odası nerede?"

Hemşire şöyle bir bakar Yazıcıoğlu'na. Tanıyamaz tabi. Küçümseyici bir ses tonuyla " Üst kata çık, koridorun sonundan sağa dön, sondaki oda" der. Yazıcıoğlu üst kata çıkar. Başhekimin odasını bulur. Kapısı açıktır ama başhekim odasında yoktur. İçeri girer. Tam o sırada başhekim gelir. "Buyrun ne istiyorsunuz ?" diye sorar. Yazıcıoğlu, rahatsız olduğunu, tedavi olmak istediğini ama parası olmadığını söyler. Başhekim kendisine "Burası hayır kurumu değil, paran yoksa tedavi olamazsın" der. Yazıcıoğlu, "Devletin görevi vatandaşına bakmak değil mi doktor bey ?" der. Başhekim sinirlenir ve Yazıcıoğlu'nu odasından kovar. Sessizce aşağı iner, hastanenin iki sokak arkasında bekleyen makam aracına biner, arabada onu bekleyen yardımcısına "Gerekli yazışmalar hemen bugün yapılsın yarın görevden alınma yazısını kendisine bizzat ben vereceğim" der...

Ertesi gün bu sefer resmi giyimli, kıravatlı, takım elbiseli olarak gider hastaneye...

Elinde rulo halinde bir kağıt...

Bu sefer makam aracı hastane girişine kadar gelir...

Herkes şaşkındır...

Dün gördükleri yamalı pantolonlu, kasketli, yırtık gömlekli adam meğerse yeni atanan Aydın valisiymiş...

Vay be ! der görevliler...

Hiç vakit kaybetmeden başhekimin odasına çıkar...

İçeri girer...

Başhekim dona kalır...

Siz ? Ama siz ? der...

Bugün itibariyle başhekimlik ünvanından azledilmiş bulunmaktasınız der, elindeki görev azli belgesini uzatır ve ayrılır hastaneden...

Senin gibiler bu memlekete üç beş gömlek fazla geldi sn. valim...

Mekanın cennet olsun...

Vefatının 16. Yılında Efsane Devlet Adamı Değerli Valimiz Recep YAZICIOĞLU'nu Rahmet ve Minnetle Anıyoruz..

25 Ağustos 2020 Salı

NAR ÇEKİRDEĞİNİN FAYDALARI


 Nar çekirdeği çok ciddi oranda antioksidan madde içermektedir.
* Zarar görmüş hücrelerin yenilenmesini sağlar. Bu sayede de, kanser hücreleri ile savaşır.
* Kalp Krizi riskini azaltır.
* Kolesterolü düzenleyici etkiye sahiptir.
* Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
* Menapozdaki sıkıntıların en aza indirilmesini sağlar.
* Yüksek tansiyonu düşürür.
* Doğum kontrol haplarının ayn etkilerini azaltılmasını sağlar.
* Beyin damarlarındaki kireçlenmeyi önleyereki damar tıkanıklığını gidermede fayda sağlar.
Nar Çekirdeğinin Cilde Faydaları
* Yaşlanmayı geciktirici özelliği vardır.
* Selülitlerin yok edilmesinde çok faydalıdır. Selülit oluşumunu da engeller aynı zamanda.
* Hücre yenileyici özelliği bulunur.
Nar Çekirdeğinin Zaraları
*İçerisinde bulunan doğal östrojenden dolayı, hamile kadınların kullanması sakıncalıdır.  
*Mide ve bağırsak hastalığı olanlar ve çok küçük çocukarın tüketmesi zararlıdır.

23 Ağustos 2020 Pazar

SORARIM ŞİMDİ HÜSEYİN SİZİNLE AYNI GEMİDEMİYDİ ?

35 yaşındaydı.
Okudu Acil Tıp UZMANI Oldu.
Henüz daha yolun yarısı.
Kimsesizdi.
Belki de kimliksizdi.
Genç yaşta deri kanseri teşhisi kondu.
Tedavi için gitmediği yer kalmadı.
Ankara, Denizli, İzmir, Gaziantep'de şifa aradı, durdu.
Son çare bir yıl önce Manisa’ya sığındı.
Ama kalacak yeri yoktu.

Manisa Devlet Hastanesi’nin bahçesinde bir bankın üzerinde uyumak zorundaydı.
Gündüz hastanede tedavisini sürdürüyor, gece bahçede yatıyordu.
Bir gün hastanede tedavi olurken, bahçede bıraktığı valizin içinden kemoterapi ilaçlarını çaldılar.
Perişan oldu.
Çünkü çalınan sadece ilaç değil hayatıydı.
Hırsızın bulunması için çalmadığı kapı kalmadı.
Bulamadılar.
Yeni ilaç da alamadı.
Vermediler de.
Çaresizlik içinde gündüz hastanenin içinde, gece parkta hayata tutunmaya çalıştı.

Dün sabah temizlik işçileri Manisa Devlet Hastanesi’nin bahçesindeki bankın üzerinde hareketsiz yatan bir insan buldular.
Hemen sağlık ekipleri geldi.
Yapılan kontrolde öldüğü anlaşıldı.
Adı Hüseyin Ayılmazer’di.
Kalacak yeri olmadığı için hastane bahçesinde can veren Hüseyin Ayılmazer.
Üstü kapatıldı.
Emniyete haber verildi.
Sonra otopsi için hastane morguna kapatıldı.Allah rahmet eylesin. 

Bir garip ölmüș kim duymuşki

SORUYORUM ŞİMDİ HÜSEYİN SİZİNLE AYNI GEMİDEMİYDİ ?😢😓😢