Translate

Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2023 Cumartesi

ATATÜRK İÇİN YAS

 


ATATÜRK'ÜN, (KIYTIRIKTAN) DÜŞMANLARI,

İYİ DINLEYİN ŞU SÖYLEYECEKLERİMİZİ...

BOŞVERİN CENAZELERİNİZE 100.000'LERİN KATILMA DURUMUNU, YABANCI ÜLKELER 3.KATİPLERİNİ GÖNDERİNCE BÜYÜK ADAM OLUYORSUNUZ YA; 

ATATÜRK'ÜN CENAZESINE, SAYGILARINDAN 

8 ÜLKE ASKERİ TÖREN BİRLİKLERİNİ GÖNDERDİ.....

OKUYUNDA, GÖRÜN, NE KADAR KÜÇÜKSÜNÜZ


Okumayan "Türküm" 

"ATATÜRKÇÜ'YÜM" demesin.


Yıllar önce bir internet müzayedesinden aldığım 1929 baskılı D. von Mikusch'un ''GAZI MUSTAFA KEMAL'' kitabının arasından 1938 yılına ait, yani sonradan kesilip konmuş bir gazete kupürü çıkmıştı. Atatürk'ün cenaze törenini takip eden bir Alman gazetecinin haberi. Yazdıklarından oldukça etkilendim ve okuması zor gotik yazılı Almanca metni Türkçe'ye çevirdim. Okuyun derim. 

***

ATATÜRK İÇİN YAS

Ankara'da cenaze töreni

Ankara, 21 Kasım 1938

Atatürk'ün cenazesi onun son zaferi oldu. Cenaze töreninde tüm tezatlar susmuştu. Türk ve Alman askerleri naaşının arkasında yürüyorlardı. Stalin ve Hitler'in temsilcileri aynı sıradaydı. Valencia ve Franco çelenk göndermişlerdi. Naaşının önünde faşistler, demokratlar ve komünistler eğildiler. Türk halkının her kesimi ağlıyordu . Fakir ve zengin,  alt ve üst arasında hiç bir fark yoktu. Ankara bugün dünyanın şimdiye kadar gördüğü en etkileyici cenaze törenine tanıklık ediyordu.

Tören, bir süvari bölüğü tarafından açıldı. Onların arkasından bir topçu bölüğü ile ellerinde bayraklarla ve bando ile cumhuriyet muhafızları geliyordu. Sonra askeri okulların öğrencileri ve alfabetik sırayla önce Almanlar olmak üzere Bulgarlar, İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, Romenler, Ruslar ve nihayet Yugoslavlar’dan oluşan birlikler yer alıyordu. Her dilde komutlar yükseliyordu. Almanca komutu Farsça komut, Yunanca komutu Rusça komut takip ediyordu. Ruslar Karadeniz filosunun bir müfrezesini göndermişlerdi. Çelik miğferli ve SS üniforması içindeki Baron v. Neurath, kolu yukarıda, Prusya merasim yürüyüşüyle geçen Alman bahriye birliğini selamlıyordu. Yabancı birlikleri Türk denizcileri takip etti. Bando, Chopin'in cenaze marşını çalıyordu. Onların arkasından büyük ölünün naaşını  taşıyan top arabası geliyordu. Top arabasının her  iki tarafında kılıçlarını çekmiş oniki general yürüyordu. Mütevazi giyimli yaşlı bir kadın, tek aile üyesi olarak Atatürk’ün kızkardeşi, eşinin kolundaydı. Onları, kanunun öngördüğü şekilde yalnız olarak cumhuriyetin yeni başkanı İsmet İnönü takip ediyordu. Onun arkasında tek sıra halinde millet meclisi başkanı, başbakan ve Türk ordusunun genel kurmay başkanı geliyordu. Yabancı özel misyonların renkli üniformaları harika bir görüntü teşkil ediyordu. Dünyanın tüm ülkeleri temsil ediliyordu. İtalyan heyetine eski Milletler Cemiyeti delegesi Baron Aloisi, Fransız heyetine içişleri bakanı Sarraut, Yunanistan heyetine ise başbakan Metaksas başkanlık ediyordu. Onların arkasından Türk hükümeti üyeleri, milletvekilleri, devlet memurları ve subaylar geliyordu. Bir bölük piyade ile görkemli cenaze alayı son buluyordu.

Cenaze alayı saat onikide, Atatürk’ün şanına layık bir anıtkabir yapılıncaya kadar geçici istirahatgahı olan etnografya müzesine ulaştı. Yaşamında imkansızı mümkün kılmış olan Mustafa Kemal Atatürk ölümünde de aynı şeyi yaptı. Onun naaşının arkasında ilk defa birbirleri ile savaşan İspanyol cumhuriyet hükümetinin temsilcileri ile Franco’nun resmi olmayan askeri idaresinin temsilcileri yürüyorlardı.

Müzenin önüne gelindiğinde tabut generaller tarafından top arabasından alınarak salona taşındı. Orada, cumhurbaşkanı ve Atatürk'ün kızkardeşinin yanı sıra yüksek yetkililer toplanmıştı. Üç dakikalık saygı duruşunda salona sessizlik hakimdi. Hiç konuşulmadı ve hiç bir dini tören düzenlenmedi. Cumhurbaşkanının müzeyi terk etmesiyle resmi cenaze töreni tamamlandı. Dünyanın her yanından çelenkler gönderilmişti. Türk gazetelerinin tahminlerine göre bunların sayısı yirmi bini buluyordu. Bunları Ankara’ya getirmek için sekiz vagon gerekmişti. Müze içinde naaşın her iki tarafına sadece devlet başkanlarının gönderdikleri çelenkler konuldu. Diğer çelenkler, yaşamı sırasında kendisi için yapılan anıtlarda yerlerini aldılar.

Tören sırasında bazı ufak hadiseler de yaşandı. Yunanistan başbakanı General Metaksas bayıldı ve subayları tarafından cenaze alayından çıkarılmak zorunda kaldı.

Türkiye'de, 10 Aralık’a  kadar ulusal yas tutulacak. Tüm okullar sekiz gün daha kapalı. Anıtların önünde meşaleler yanıyor ve halk önderinin heykellerini seyrediyor. Yas sadece devlet başkanı için değil, aynı zamanda cumhuriyetin kurucusu ve şekil vereni için de.  Atatürk’ün naaşını taşıyan top arabası geçerken askerler gözyaşlarını tutamadılar; aynı imparatorluk muhafızlarının Napolyon’la vedalaşırken ağladıkları gibi.

******

Teşekkürler Cevat Nas

2 Aralık 2019 Pazartesi

DÜNYA LİDERİ BÖYLE OLUNUR

Dünya Lideri Atatürk'ün Diğer Ülkelerde İsminin Verildiği Yerler
1. Place Ataturk - Vise, Belçika
2. Kemal Ataturk Avenue(cadde) - Dhaka, Bangladeş
3. Ataturk Avenue(cadde) - Islamabad, Pakistan
4. Atatürk Statue(heykel) - Mexico City, Meksika
5. Calle Mustafa Kemal Ataturk - Santo Domingo, Dominik Cumhuriyeti
6. Ataturk Heykeli - Be`er Sheva, İsrail
7. Atatürk Anıtı - Amsterdam, Hollanda
8. Atatürk Anıtı - Wellington, Yeni Zellanda
9. Caracas, Venezuela
10. Havana, Küba
11. Atatürk Bahçe Köyü - Oostzaan, Hollanda
12. Canberra, Avustralya
13. Albany, Batı Avustralya
14. Statuia lui Mustafa Kemal Ataturk - Bükreş, Romanya
15. Atatürkstraat - Rotterdam, Hollanda
16. Mustafa Kemal Ataturk Marg Caddesi - Yeni Delhi, Hindistan
17. Largo Mustafa Kemal Atatürk - Roma, İtalya
18. Atatürk Park - New Jersey, ABD
19. Yehud, İsrail
20. Florencie, Karlovy Vary
21. Kemal Atatürkstraat - Utrecht, Hollanda
22. Budapeşte, Macaristan
23. Macaristan'daki Atatürk isimleri Naphegy Meydanı'nda yer alıyor.
24. Statue of Mustafa Kemal Atatürk - Kuşimoto, Japonya
25. Santiago, Şili
26. Ve tabi ki olmazsa olmaz Türk ülkelerde de Atatürk'ün isminin verildiği çok sayıda yer bulunmakta. Atatürk Parkı - Bakü, Azerbaycan
27. Astana, Kazakistan
28. Atatürk Meydanı - Aşkabat, Türkmenistan
29. Atatürk Parkı - Bişkek, Kırgızistan
30. Polonya'nın Wroclaw şehrinde "Liceum Profilowane nr VII, Patron: Mustafa Kemal Ataturk" adında bir okul da bulunmaktaymış.
Atatürk'ün isminin verildiği yerlerin sadece bu kadarıyla sınırlı olmadığını belirtelim.

11 Ağustos 2019 Pazar

Atatürk




SEN KALK;
"Osmanlı Ordusunu Libya'da Yönet"
"Tobruk'u Kazan..
Derne'yi, Libya'yı İtalyanlardan Gözün Gibi Koru"

"Çanakkale'ye geç... Dört Alayı Birden Yönet, Akıl Almaz Taaruzlarınla Savaşı Kazan"

"PADİŞAH SANA ŞEREF MADALYALARI VERSİN"..
"Oradan Diyarbakır'a Geç.. Muş'u, Bitlis'i Ruslar dan Kurtar"
"Filistin de Komutanı bile Olmadığın; AÇ, SUSUZ, CEPHANESİZ Askerleri Toroslar a Çekip Kurtar"
SONRA..............

Samsun'a Çık...
"AYNI ASKERLE MİLLİ MÜCADELE BAŞLAT"...
Amasya’da Erzurum’da Sivas’ta Kongreler Yap,
"MANDA KABUL EDİLEMEZ..
YAŞASIN BAĞIMSIZLIK" De...

İzmir ve Eskişehirdeki; YUNAN'I;
Konya'daki; İTALYAN'I;
İstanbul'daki; İNGİLİZ'İ;
Antep'teki; FRANSIZ'I
TOPRAKLARINDAN DEFET....

YENİ BİR DEVLET KUR...

BAŞINA GEÇ, YÖNET VE KALKINDIR...

ÇOBANDAN MÜHENDİS, BATAKLIKTAN FİDAN ÇIKART;
SAYGIN BİR VATAN VE BAYRAK ÇIKART....

80 SENE SONRA...
Bir tarih bilmez çıkıp;
Sana "AYYAŞ" Desin....
KURBAN OLURUM BEN BÖYLE AYYAŞ'A.

25 Mart 2018 Pazar

Rölyef Çalışmalarımız

Alçı ve Beton Rölyef, 
Beton Heykel
Çalışmaları İçin İrtibat Telefonu:
0542 462 5958

Türkiye’de yapılmış ilk Kalıpsız Alçı Rölyef;Atatürk Rölyefi






























25 Kasım 2011 Cuma

Sarayburnu Atatürk Heykeli (3 Ekim 1926)

http://www.arastiralim.com/cumhuriyet-ideolojisinin-gorsellestirildigi-ilk-eser.html



Cumhuriyet ideolojisinin görselleştirilmesi yolunda atılan ilk adımdır. İstanbul Belediyesi tarafından diktirilmiştir. Anıtın açılışını o dönemin belediye başkanı, Şehremini Muhittin Bey (Üstündağ) muhteşem bir törenle yapmıştır ve İstanbul halkı anıtı gecenin geç saatine kadar akın akın seyre gelmiştir.
Avusturya’lı heykeltıraş Heinrich Krippel 1925 yılında Atatürk anıtları yaptırılmak amacı ile Türk Hükümeti’nin davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. 1938’e kadar on üç yıl Türkiye’de kalarak Atatürk heykelleri gerçekleştirdi.
Atatürk sanatçıyı köşkte misafir ederek hazırlayacağı tüm heykeller için kendisine poz vermiştir. Krippel bu heykel ve anıtların ön çalışmaları ve taslaklarını Türkiye’de hazırladı. Bu taslaklardan tasarlanarak hazırlanan heykel kalıpları sanatçının Viyana’daki atölyesinde üretildi ve Viyana Birleşik Maden işletmelerinde bronza döküldü. Bu heykeller daha sonra parçalar halinde Türkiye’ye getirildi ve yerlerinde monte edildi.
(tr.wikipedia.org)
İstanbul ili Eminönü ilçesi, Sarayburnu’nda, Gülhane Parkı’nın denize yönelik giriş kapısının bulunduğu alanda Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak için Samsun’a gitmek üzere gemiye bindiği yerde yapılmıştır. Kaynaklardaki bir başka bilgiye göre de; Atatürk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra İstanbul’a ilk gelişinde burada karaya çıkmış, Harf Devrimi 9 Ağustos 1928’de burada halka söylenmiştir. Cumhuriyet döneminde İstanbul’da yapılan ilk Atatürk Anıtıdır.
Sarayburnu’ndaki Atatürk heykeli Avusturyalı Heykeltıraş Heinrinck Krippel tarafından yapılmıştır. Heykel sanatçının Viyana’daki atölyesinde yapılmış, dökümü Viyana’da Birleşik Maden İşletmelerinde yapılmış, parçalar halinde Türkiye’ye getirilmiş ve heykeltıraşın denetiminde yerine oturtulmuştur. Yapımına 1925 yılında başlanan heykelin açılışı 3 Ekim 1926’da yapılmıştır.
Heykel 3 m yüksekliğinde, yukarıya doğru hafifçe daralan mermer ve granitten dikdörtgen bir kaide üzerindedir. Bu kaide iki katlı dikdörtgen bir platform üzerindedir. Platformun birinci katına dört, ikinci katına da üç basamakla çıkılmaktadır. Ayrıca bu alanın çevresi 70 cm. yüksekliğinde alçak bir duvarla çevrilmiştir. Üçgen, kare ve altıgen motiflerle dekore edilmiş duvarlara birer metre aralıklarla birer metre yüksekliğinde üzerlerinde kubbeye benzer başlıkları olan sütunlar yerleştirilmiştir.
Atatürk’ün heykeli bronzdan dökülmüş olup, Atatürk burada sivil giysileri ile tasvir edilmiştir. Sol elini beline dayamış, sağ elini de aşağıya doğru uzatmıştır. Heykelin kaidesinin önünde Hattat Kamil Akdik’in yazısı ile “tarihi ihtilas 1336”, arka yüzünde heykelin dikiliş tarihi 1926, yan tarafında Cumhuriyet’in ilân tarihi yazılıdır.
(www.kenthaber.com)
İstanbul Belediyesi tarafından diktirilen heykelin açılışı sonrasında Belediye yetkilileri Atatürk’ten bir telgraf alır: “Muhterem İstanbul Halkının ilk defa heykelimi dikmek suretiyle gösterdiği yüksek kadirşinaslıktan ve resm-i küşat münasebetiyle hakkımda izhar buyurulan necip hissiyattan dolayı samimi teşekkürlerimi arzederim. Sözün bundan sonrası heykeltıraşlarındır.” (Gültekin Elibal, Atatürk ve Resim-Heykel, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 1973, s.194.) Evet, sözün bundan sonrası heykeltıraşlarındır ama heykeltıraşlar söz birliği etmiştir adeta ve hep aynı sözü yineleyeceklerdir.
(iput83.blogspot.com)
SUNAY AKIN diyor ki;
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte bizim kentlerimizin meydanlarında heykeller ilk kez görünmeye başladı. Onlardan tabii ki ilki de bir Atatürk heykelidir. Bunu Avusturyalı heykeltraş Kristen yapar. Avusturyalı heykeltraş Kristen’in de sonu çok hüzünlü. Kristen 2. Dünya Savaşı’nda bir hava bombardımanı sırasında ölüyor. Düşünsenize taşları yontarak o güzel ilk Atatürk heykelini yapan el, taşların altında kalarak can veriyor.
“Benden sonrakiler bu duruşu örnek alsın”
Bu heykel Sarayburnu’na konuyor. Sarayburnu’ndaki heykel yapılan ilk Atatürk heykelidir. Oraya konan Atatürk heykeli sırtını saraya ve Avrupa’ya dönmüş Anadolu’ya bakmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkarken yola İstanbul’dan başlamaktadır. Geçiyor Anadolu’ya, devrimi gerçekleştiriyorlar ve sonra Türkiye Cumhuriyeti kurulunca İstanbul’a ilk Atatürk heykeli konuyor. Saraya sırtını dönmüş, Anadolu’ya bakar bir şekilde Sarayburnu’na heykeli konuyor. Atatürk der ki “Heykel durduğu yerle de bir şey anlatır. Heykelim orada olsun ki benden sonrakiler bu duruşu örnek alsın.”

23 Mayıs 2010 Pazar

''Ne Mutlu Türk'üm'' Diyene...


Başbakan İnönü, saat 18.00 sularında Florya Köşkü'nde Atatürk'ü ziyaret etmiş:


- Hayırdır İsmet?!
Habersiz geldin.
- Paşam, ''Azınlıklar'' meselesi...
Konuyu Meclis'e getireceğiz..
Ne diyorsunuz?
- İsmet bugün geç oldu...
Yarın sabah erkenden gel, konuşalım.
İnönü çıkınca, Atatürk "bütün görevlileri" toplamış:
- Sadece laleler kalsın..
Bahçedeki diğer bütün çiçekleri sökün, atın..
Derhal!
İsmet Paşa sabah gelmiş, bahçenin "halini" görmüş ve "görevlilere" sormuş:
- Ne oldu böyle?
- Gazi Paşa Hazretleri emrettiler, söktük.

Başbakan İnönü, Cumhurbaşkanı Atatürk'ün odasına girmiş:
- Paşam, bahçenin durumu nedir?
- Azınlıkları söküp attım, İsmet.
İnönü "anladım" dercesine başını öne eğmiş:
Atatürk:
- İsmet, ben "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözünü boş yere söylemedim...
Kendini Türk hisseden herkes, bu vatanın öz evladı...
Ben hayatta olduğum sürece, bu böyle bilinsin...
Ve sakın azınlıklar ile ilgili bir kanun çıkarılmasın.
Biz Türk'üz!!!
NE MUTLU TÜRK'üm DİYENE!!!!